Blog

B2 Seviyesi İngilizce Kelimeler ve Anlamları

b2-seviye-ingilizce-kelimeler
Eğitim Genel Kültür

B2 Seviyesi İngilizce Kelimeler ve Anlamları

B2 Seviyesi İngilizce Kelimeler ve Anlamları

İngilizce öğrenirken B2 seviyesine ulaşmak, dil becerilerini daha ileri bir seviyeye taşımanıza olanak tanır. Bu yazıda, B2 seviye ingilizce kelimeler. Sıklıkla kullanılan İngilizce kelimeleri, bu kelimelerle kurulmuş örnek cümleler ve Türkçe anlamlarını sunacağız. İşte kelime listesi

İngilizce eğitimlere ulaşmak için tıklayınız.

B2 İngilizce Kelimeler ve Günlük Kullanımları

  • Adapt (uyum sağlamak): “He adapted quickly to the new work environment.” (Yeni çalışma ortamına hızla uyum sağladı.)
  • Benefit (faydalanmak): “You can benefit from the new health policy.” (Yeni sağlık politikasından faydalı olabilir.)
  • Complex (karmaşık): “The machine has a complex mechanism.” (Makinenin karmaşık bir mekanizması var.)
  • Diverse (çeşitli): “The conference attracted a diverse group of scientists.” (Konferans, çeşitli gruplardan bilim insanlarını çekti.)
  • Evaluate (değerlendirmek): “The manager will evaluate the performance of each employee.” (Yönetici, her çalışanın performansını değerlendirecek.)
  • Fluctuate (dalgalanmak): “The stock market prices fluctuate daily.” (Borsa fiyatları günlük olarak dalgalanır.)
  • Implement (uygulamak): “The new rules will be implemented next month.” (Yeni kurallar gelecek ay uygulanacak.)
  • Justify (haklı çıkarmak): “He justified his late arrival by showing the traffic report.” (Trafik raporunu göstererek geç kalmasını haklı çıkardı.)
  • Maintain (sürdürmek): “It’s important to maintain quality in our products.” (Ürünlerimizde kaliteyi sürdürmek önemlidir.)
  • Negotiate (müzakere etmek): “The company will negotiate the terms with suppliers.” (Şirket, tedarikçilerle şartları müzakere edecek.)

2. Akademik ve İş İngilizce B2 Kelimeler

  • Assess (değerlendirmek): “Teachers assess the students’ essays.” (Öğretmenler öğrencilerin denemelerini değerlendirir.)
  • Contribute (katkıda bulunmak): “She contributed her ideas to the project.” (Projeye fikirlerini katkıda bulundu.)
  • Derive (türemek): “Many English words are derived from Latin.” (Birçok İngilizce kelime Latince’den türetilmiştir.)
  • Enhance (geliştirmek): “This software will enhance your productivity.” (Bu yazılım verimliliğini artıracak.)
  • Facilitate (kolaylaştırmak): “The new program facilitates communication between departments.” (Yeni program, bölümler arası iletişimi kolaylaştırır.)
  • Generate (üretmek): “The campaign generated a lot of interest.” (Kampanya çok ilgi çekti.)
  • Highlight (vurgulamak): “The report highlights the main issues.” (Rapor, ana konuları vurgular.)
  • Integrate (bütünleştirmek): “The systems need to be integrated smoothly.” (Sistemler sorunsuz bir şekilde entegre edilmeli.)
  • Optimize (optimize etmek): “We need to optimize our resources.” (Kaynaklarımızı optimize etmeliyiz.)
  • Resolve (çözmek): “The meeting aimed to resolve the conflict.” (Toplantının amacı çatışmayı çözmekti.)

3. Seyahat ve Kültürel Etkileşimlerde B2 Kelimeler

  • Accommodate (konaklama sağlamak): “The hotel can accommodate up to 500 guests.” (Otel 500 misafire kadar konaklama sağlayabilir.)
  • Barter (takas yapmak): “In some cultures, it’s common to barter goods without using money.” (Bazı kültürlerde, para kullanmadan malların takas edilmesi yaygındır.)
  • Cuisine (mutfak): “Italian cuisine is known for its use of fresh ingredients.” (İtalyan mutfağı, taze malzemeler kullanımıyla tanınır.)
  • Navigate (yol bulmak): “He navigated the streets of the old city with ease.” (Eski şehrin sokaklarında kolaylıkla yol buldu.)
  • Tradition (gelenek): “The festival is a celebration of local traditions.” (Festival, yerel geleneklerin kutlamasıdır.)

4. Sağlık ve İyi Olma Durumunda B1 B2 İngilizce Kelimeler

  • Allergy (alerji): “She has a severe allergy to nuts.” (Fındığa karşı şiddetli bir alerjisi var.)
  • Diet (diyet): “He follows a strict vegan diet.” (Sıkı bir vegan diyeti izliyor.)
  • Hydrate (hidratlanmak): “It’s important to hydrate well during hot weather.” (Sıcak havalarda iyi hidratlanmak önemlidir.)
  • Symptom (belirti): “The common symptoms of the flu include fever and fatigue.” (Gribin yaygın belirtileri arasında ateş ve yorgunluk bulunur.)
  • Vaccine (aşı): “The vaccine is effective at preventing the disease.” (Aşı, hastalığı önlemede etkilidir.)

5. Teknoloji ve İnovasyon ile İlgili B2 Kelimeler

  • Automate (otomatik hale getirme): “The factory has automated most of its production process.” (Fabrika üretim sürecinin çoğunu otomatik hale gelmiştir.)
  • Code (kodlamak): “She learned to code in Java and Python.” (Java ve Python’da kodlamayı öğrendi.)
  • Innovate (yenilik yapmak): “Companies that innovate can stay ahead of the competition.” (Yenilik yapan şirketler rekabetin önünde kalabilir.)
  • Network (ağ kurmak): “Networking is crucial for professional growth.” (Profesyonel büyüme için ağ kurmak hayati öneme sahiptir.)
  • Upgrade (yüksek seviyeye çıkarmak): “You should upgrade your computer to improve its performance.” (Bilgisayarın performansını artırmak için yükseltme yapmalısınız.)

6. Eğitim ve Öğrenme ile İlgili B2 Kelimeler

  • Curriculum (müfredat): “The school’s curriculum covers a wide range of subjects.” (Okulun müfredatı geniş bir ders yelpazesi kapsar.)
  • Enroll (kaydolmak): “He enrolled in the university last year.” (Geçen yıl üniversiteye kaydoldu.)
  • Interact (etkileşimde bulunmak): “Students interact with each other in the classroom.” (Öğrenciler sınıfta birbirleriyle etkileşimde bulunurlar.)
  • Scholarship (burs): “She received a scholarship for her academic achievements.” (Akademik başarıları için bir burs aldı.)
  • Tutor (özel öğretmen): “He works as a math tutor on weekends.” (Hafta sonları matematik öğretmeni olarak çalışır.)

7. Spor ve Rekreasyon ile İlgili B2 Kelimeler

  • Compete (yarışmak): “She will compete in the national championships.” (Ulusal şampiyonalarda yarışacak.)
  • Endurance (dayanıklılık): “Marathon runners need a lot of endurance.” (Maraton koşucularının çok fazla dayanıklılığa ihtiyacı vardır.)
  • Leisure (boş zaman): “He enjoys playing golf at his leisure.” (Boş zamanlarında golf oynamaktan hoşlanır.)
  • Referee (hakem): “The referee made a controversial decision during the game.” (Hakem, oyun sırasında tartışmalı bir karar verdi.)
  • Teamwork (takım çalışması): “Teamwork is essential in many sports.” (Birçok spor dalında takım çalışması esastır.)

8. Hukuk ve Yasalar ile İlgili B2 Kelimeler

  • Amend (değiştirmek, düzeltmek): “The law was amended to increase penalties.” (Ceza artırımlarını içerecek şekilde yasa değiştirildi.)
  • Contract (sözleşme): “She signed a contract for her new job.” (Yeni işi için bir sözleşme imzaladı.)
  • Legislation (yasama): “New legislation will affect the healthcare industry.” (Yeni yasalar sağlık sektörünü etkileyecek.)
  • Regulate (düzenlemek): “The government regulates the sale of pharmaceuticals.” (Hükümet ilaç satışını düzenler.)
  • Verify (doğrulamak): “The facts need to be verified by an independent source.” (Gerçekler bağımsız bir kaynak tarafından doğrulanmalıdır.)

Bu yeni başlıklar ve kelimelerle, yazınızın kapsamı genişleyerek çeşitli alanlarda İngilizce kelime dağarcığınızı zenginleştirecek.

Kategoriler

Select the fields to be shown. Others will be hidden. Drag and drop to rearrange the order.
  • Image
  • SKU
  • Rating
  • Price
  • Stock
  • Availability
  • Add to cart
  • Description
  • Content
  • Weight
  • Dimensions
  • Additional information
Click outside to hide the comparison bar
Compare